Tags

, , , , , ,


Son zamanlarda kısırlık tedavisinde yeni bir yöntem daha kullanılmaya başlandı. Bu Mini Tüp Bebek yöntemidir.
Gerek kariyer yolundaki anne adaylarının çocuk sahibi olmayı erteleme kararları, gerek çevresel koşullar ve dengesiz beslenme şekilleri ciddi kısırlık problemlerinin doğmasına yol açmaktadır. Böyle olunca da tıp dünyası anne adayına bir umut olabilmek adına yeni arayışlara girmekte ve yeni yöntemler yaratmaya çalışmaktadır.
İşte mini tüp bebek yöntemi de bu arayışların sonucudur. Bu yöntem ilk defa Japonya’da geliştirilmeye başlanmış ve başarıyla da uygulanmış daha basit bir tüp bebek yöntemidir.
Bu yöntemin ilk uygulamaları, sperm sayısı düşük veya sperm hareketliliği az olan erkekler için yapılmıştır. Daha sonra bilinen tüp bebek yöntemindeki başarısızlıkları azaltmak için yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Bu yöntemin temelinde anne adayına daha düşük miktarda ilaç kullandırılarak gebeliğe elverişli kalitede yumurtanın elde edilmesi vardır. Daha az ilaç kullanılarak anne adayının kendi salgıladığı hormonlarla yumurtaların gelişmesi sağlandığından, bir şekilde yumurta kalitesinin de daha çok yükseldiği görülür. Kullanılan ilaçlar da zaten bu hormonların yükselmesine katkı sağlamak içindir.
Bu yöntem aynı zamanda çoğul gebeliğin de önüne geçmektedir.
Aslına bakılırsa tedavi sırasında kullanılan ilaç miktarının düşürülmesi tüp bebek maliyetini de aşağı çekmektedir.
Tüp bebek tedavisinde mini tüp bebek
Bu tedavi yönteminin bilinen tüp bebek yönteminden farkı yumurtanın geliştirilme dönemindeki uygulamada yatar. Bir kere yumurta elde edildikten sonra döllenmesi ve transferi gibi aşamalar bilinen tüp bebek tedavisinde olduğu gibidir.
Her anne adayı için aynı başarıyı elde etmek mümkün değildir ama yine de başarı olasılığı oldukça yüksek bir tedavi yöntemidir.
Tüp bebek tedavisinde yaşanan ciddi teknolojik gelişimler sayesinde, bu yöntemde yumurtaların aşırı uyarılması gibi yan etkiler de en aza indirilmiştir.
Normal tüp bebek yöntemlerinde anne adayının hormon değerleri düzgünse, yumurtalık yollarında bir sorun yoksa öncelikle doğal akış içinde yumurtlama beklentisine gidilir. Ama zaman kazanmak isteniyorsa ya da anne adayının yaşına bağlı olarak bu yöntem önerilmektedir. Aslında her anne adayına uygulanabilecek bir yöntemdir.
Çeşitli ilaçlar kullanılması ile, anne adayının ve tedavi sonrasına oluşturulan embriyonun zarar görüp görmediği konusunda zaten fikir ayrılıkları vardır. Başarı oranının yüzde 50’leri aşamamasının temelinde de bu durum söz konusudur. Elde edilen embriyoların hemen hemen yarısında, bu ilaç etkisi nedeniyle genetik olarak bozulma görülmektedir. İlaç ne kadar az kullanılırsa o kadar kaliteli embriyo elde edildiği anlaşılmıştır. Mini tüp bebek yönteminin de esas amacı budur.
Özetlemek gerekirse, iki tüp bebek yöntemi vardır:
• Bilinen tüp bebek yönteminde, anne adayından alınan yumurta ile babadan alınan sprem laboratuar ortamında bir tüp içine konularak döllenme beklenir.
• Mini tüp bebek yönteminde ise sperm mikroskop kullanılarak özel bir teknikle yumurta içine doğrudan enjekte edilerek döllenme sağlanır.
Döllenme gerçekleştikten sonraki aşamalar ise zaten değişmemektedir.
Bu yöntemin birkaç olumsuz noktasına değinecek olursak:
• Çok daha az ilaç kullanılmasının tek olumsuz yanı kaliteli olmasına rağmen az sayıda yumurta elde edilmesidir.
• Alışılmış tüp bebek yönteminde döllenme dışarıda gerçekleştiğinden, transfer edilmeyen embriyoların dondurulması mümkündür ancak bu yöntemde bu imkan yoktur.
• Tek yumurta döllendirildiği için emriyonun tutunamama riski daha yüksektir.
Bu yöntemin en iyi tarafı ise belki de ileri yaştaki anne adaylarında daha iyi sonuçlar elde edilmesindedir.
Ayrıca bilinen yöntemle kıyaslandığında bebeklerde anormal doğum riskinde artış görülmemiştir. Dolayısıyla başka bir nedenle ihtiyaç duyulmadıkça bu yöntem kullanıldığında genetik tetkiklere de ihtiyaç yoktur.
Mini tüp bebek tedavi yönteminin yola çıkış nedeni olan ağır erkek kısırlığı durumlarında yine en etkili yöntem olarak kullanılmaya devam edilmektedir.

Advertisements